• “MİLLÎ GÖRÜŞ`ÜN TEMELİ SEVGİ VE ŞEFKATTİR.”

  • “BİR MİLLETİN GÜÇLÜ OLMASI İÇİN, EVLATLARININ BİR YANDAN İLİM ÖĞRENMESİ, BİR YANDAN NEFİS TERBİYESİ YAPMASI, ÖBÜR TARAFTAN DA CİHAT ETMESİ LAZIM GELİR.”

  • “FIRTINALARA YÖN VEREN KELEBEKLERİN KANAT ÇIRPIŞIDIR.”

  • “BİZİM DAVAMIZDA KİMSE KENDİ İÇİN YAŞAMAZ, HERKES KARDEŞİ İÇİN YASAR. MENFAATİ ÖLDÜRMENİN EN KOLAY YOLU BUDUR.”

  • “NAMAZ DİNİN DİREĞİ CİHAD İSE ZİRVESİDİR. BİZ SİYASET DEĞİL CİHAD YAPIYORUZ.”

  • “MÜSLÜMAN HAKKIN HAKİMİYETİ İÇİN MOTOR, ŞERRİN YOK OLMASI İÇİN FREN OLMA GÖREVLİSİDİR”

  • “HAKK’I ÜSTÜN TUTMAK HER ZAMAN SAADET GETİRİR.”

  • “MİLLİ GÖRÜŞ; BU MİLLETİN İNANCIDIR, TARİHİDİR, KİMLİĞİDİR, RUH KÖKÜDÜR.”

  • “İMAN VARSA İMKAN DA VARDIR, MİLLİ GÖRÜŞ’ÇÜ ASLA VAZGEÇMEZ.”

  • “BİR ÇİÇEKLE BAHAR OLMAZ AMA.. HER BAHAR BİR ÇİÇEKLE BAŞLAR.”

  • “IRAK’TA ÖLEN BİR TEK ÇOCUĞUN VEBÂLİNİ… YEDİ SÜLALENİZ ALNINI SECDEDEN HİÇ KALDIRMASADA ÖDEYEMEYECEKTİR.”

  • “AŞK, AZİM VE MİLLÎ GÖRÜŞ TEKEDEN BİLE SÜT ÇIKARIR.”

  • “CİHAD:KUR’AN NİZAMINI KURMAK VE YÜRÜTMEK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞMAKTIR.”

  • “BİZ MANTAR ZİHNİYETLİ DEĞİLİZ, BİZ ÇINAR AĞACIYIZ.”

  • “HERKES MİLLİ GÖRÜÇCÜDÜR AMA FARKINDA DEĞİLDİR.”

  • “ALLAH’A ( C.C ) KUL OLMAYAN DAVASINA ER OLAMAZ.”

  • “AKIL, BİR TEMYİZ (İYİYİ KÖTÜDEN SEÇİP AYIRMA) YETENEĞİDİR.”

  • “AKIL; İMANIN VE İSLAM’IN EMRİNDE EN BÜYÜK NİMET, NEFSİN VE ŞEYTANIN ELİNDE İSE, SEBEBİ FELÂKETTİR.”

  • “BÜTÜN BATI HUKUKU, TOPLAM ON BİN MESELEDEN İBARETTİR. AMA SADECE İMAMI AZAM HZ.’LERİNİN ÇÖZÜMLEDİĞİ VE HÜKÜM VERDİĞİ MESELE YÜZ BİNİN ÜZERİNDEDİR.”

  • “BİZ, BAŞKALARININ DEĞİL, KENDİ MUHASEBEMİZİ YAPMAK VE HESABIMIZI SAĞLAM TUTMAKLA MÜKELLEFİZ.”

  • “NAMAZ DİNİN DİREĞİ, CİHAT İSE ZİRVESİDİR.”

  • “CİHAD İZZET VE AYDINLIK, GEVŞEKLİK İSE ZİLLET VE KARANLIKTIR.”

  • “YANLIŞIN EN TEHLİKELİSİ, DOĞRUYA EN YAKIN OLAN YANLIŞTIR. ÇÜNKÜ DOĞRUYLA KARIŞTIRILMASI VE İNSANLARIN DAHA KOLAY ALDATILMASI İHTİMALİ TAŞIMAKTADIR.”

  • “MALIYLA CANIYLA CİHAD EDEN BİR MÜSLÜMAN OLARAK ANILMAK İSTERİM.”

  • “DOMUZDAN POST, GÂVURDAN DOST OLMAZ!”

  • “HAK’KIN TESİSİ İÇİN ÇALIŞMAMAKLA, BATIL’IN HÂKİMİYETİ İÇİN ÇALIŞMAK ARASINDA FARK YOKTUR.”

  • il gençlik başkanları 4

    İl Gençlik Başkanları toplantısı

    İl Gençlik Başkanları Eğitim ve İstişare toplantısı Ankara’da Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan’ın katılımı ile gerçekleştirildi.

    Toplantının ilk oturumunda Gençlik Kolları Genel Başkanı Muhammed Özaydın açılış konuşmasını yaparak, Gençlik Kolları Genel Merkezi’nin çalışmaları hakkında bilgi verdi. Erbakan Hocamızın Milli Görüş’ün motor gücünün gençlik olduğu sözünü hatırlatan Özaydın, merhum Liderimiz Erbakan Hocamızın bu sözünün gereğini yerine getirecek bir heyecan ve azimle çalıştıklarını söyledi. Kısa sürede 65’in üzerinde ilde başkanların belirlendiğini ve teşkilatlanma çalışmalarının hızla devam ettiğini belirtti. Bu teşkilatlanma çalışmalarının taçlanacağı ,29 Ekim’de Ankara’da gerçekleştirelecek Gençlik Şöleni’nin Erbakan Vakfı Gençlik teşkilatının potansiyelini göstermek açısından büyük önem taşıdığını söyleyen Özaydın, şimdi hep beraber bu program için var gücümüzle çalışmamız lazım dedi.

    il gençlik başkanları 1

    Toplantının ikinci oturumunda Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan İl Gençlik Başkanlarına hitap etti. Erbakan Vakfı olarak yaptığımız bütün çalışmaları merhum Liderimiz Erbakan Hocamızın bizatihi kendisinin yaptığı gibi ve bizlere öğrettiği gibi cihat şuuruyla yapıyoruz. Pekibu cihat ibadetinin manası nedir; 7 milyar insanlığın dünya ve ahiret saadeti için çalışmaktır. Bunun ilk adımıda adil bir Dünya’nın kurulmasıdır. Peki insanlığın dünya ve ahiret saadetini tesis edecek adil bir dünya nasıl kurulacak. Bunun için de İslam Birliğinin kurulması gerekmektedir. Çünkü bütün insanlığın kurtuluşunun ilacı İslam’dır. Bu yüzden müslümanların bir araya gelerek İslam Birliğini kurması lazım. Burada en büyük vazife Türkiye’dedir. Bin yıllık tarihimiz bize böyle bir görev atfediyor. İslam coğrafyasında nereye giderseniz gidin bu teveccühü zaten görüyorsunuz. Pekala Türkiye nasıl bu İslam Birliğini kuracak. Bunun için de Türkiye’nin Milli Görüş’le yönetilmesi gerekiyor. Bugün bizler Erbakan Vakfı’nda Milli Görüş’ün Türkiye’nin yönetiminde söz sahibi olsun diye çalışmalar yaparken bir takım sözlerle karşılaşıyoruz. Nedir bu sözler ve sorular, Zaten bugün ülkeyi Erbakan Hocanın talebeleri yönetmiyormu. Eşleri başörtülü Cumhurbaşkanı, Başbaka ve Bakanlar Erbakan Hocamızın hedefi değilmiydi. İmam Hatipler, Kur’an Kursları istedikleri gibi eğitimlerini sürdürmüyormu. İşte bizim bu sorulara cevap vermemiz ve gerçeği milletimizle paylaşmamız lazım.

    Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan’ın konuşmasını videodan izleyebilirsiniz.

    Toplantının öğleden sonra yapılan oturumunda Genel Başkan Yardımcılarımız Doğan Bekin, Yücel Mollaismailoğlu, Cengiz Zor ve Bahattin Sungur eğitim sunumlarını gerçekleştirdiler.

    Toplantı Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan’ın değerlendirme konuşması ile sona erdi.

    il gençlik başkanları 3

  • filistin 33

    Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan Filistin Büyükelçisini ziyaret etti

    Prof.Dr. Necmettin Erbakan Vakfı Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan,  Filistin  Devleti Ankara Büyükelçisi Sayın Faed Mustafa’yı İstanbul’da  Filistin Devleti İstanbul Baskonsoloslugu’nda ziyaret ederek Kudüs’te Siyonist işgal güçlerinin Filistin’li müslümanlara ve Mescid-i Aksa’ya yönelik kabul edilemez eylemlerini, bütün bunlarla ilgili hassasiyetlerini ve duydukları derin üzüntüyü dile getirerek , 54. Hükümetin Başbakanı Prof.Dr. Necmettin Erbakan’ın Filistin konusunda ortaya koyduğu dirayetli duruşu ve politikaları  onun adına kurulmuş olan Erbakan Vakfı’nın aynen devam ettirmekte olduğunu, dost ve kardeş Filistin halkıyla ilişkileri daha da ileri götürme , işbirliğini geliştirme ve destek konusunda üzerlerine düşen her türlü görevi yapmaya hazır olduklarını, işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde “kaba kuvvet ve şiddet” politikası  ile hem küresel guclerin, hem de Siyonistler’in, son uygulamalarla bir oldu bittiye getirmeye çalıştıkları Mescid-i Aksa’ya giriş kısıtlamasının geri teptiğini, bu mekanların  tüm Müslümanların ortak mirası, ortak kimlik merkezi olduğunu ve bunun göz ardı edilemeyeceğini , artık bunun siyasal, hukuki ve sosyal gerceklere yönelik bir “meydan okumaya” dönüştürülemeyeceğini bir kez daha anlamış oldular ifadesinde bulundu.

    filistin 2

    Erbakan, İsrail’in eski Başbakanı Ben Gurion’un 1956’da işgal edilen Şarm el-Seyh’de İsrail askerlerine hitap ederken; “Kudüs’te Mescid-i Aksa’yı yıkıp  yerine Suleyman Mabedi  inşa edilmeden İsrail Devleti’nin tam olarak kurulmuş olduğu söylenemez” ifadesine baktığımızda, Mescid-i Aksa’ya yönelik giris kisitlamalarinin hiçbir şekilde güvenliğe yönelik masum bir uygulama  olarak gösterilemeyeceğini ve 21 Ağustos 1969 tarihinde  Michael Rohan’ın Mescid-i Aksa’yı yakma teşebbüsünde bulunduğunda , yangın sırasında Yahudilerin Mescid-i Aksa suyunu kesmelerinin ve itfaiye araçlarının olaya müdahalede gecikmelerinin bunun göstergesi olduğunu ifade etti.

    Erbakan, 1948’de Nakba (Filistinlilerin topraklarından çıkartılması) başladığından beri birçok Filistinlinin çeşitli ülkelere sığındığını ve mülteci olarak yaşamlarını sürdürmekte olduklarını, İsrail ise ,1967 Altı gün savaşından sonra, Kudüs, Batı Şeria ve Gazze’yi işgal altında tutmakta olduğunu, işgal altındaki Doğu Kudüs’te 10 yerleşim birimi kurduğunu, bu yerleşim birimlerinde şu anda 220 bin yerleşimci yer almakta olduğunu, Batı Şeria’da ise 1967 Altı Gün Savaşı’na kadar hiçbir Yahudi yerleşimci yok iken, 1967’de kurulan ilk birim olan   Kefar Atsiyun Birimi ile başlatılan hamle şu anda 146 birime ulaşmış olduğunu dile getirdi.  Erbakan, bu birimlerde şu anda 570 bini aşkın Yahudi yerleşimcinin yer aldığını, uluslararası hukuka göre bu bölgelerdeki tüm Yahudi yerleşim birimlerinin yasa dışı oldugunun altını çizdi.

    AB’nin,  İsrail’in Haziran 1967’den itibaren ilhak ettiği toprakları tanımayacağına ilişkin karara ilişkin yönergeler AB resmî gazetesinde yayımlanarak resmiyet kazandığını, keza,  23 Aralık 2016’da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2334 Sayılı kararı gereği İsrail’in Kudüs, Batı Şeria ve Gazze’de işgal altındaki Filistin topraklarında kurduğu yerleşim birimlerinin yasa dışı olduğunun resmi olarak ilan edilmis oldugunu vurguladı.

    filistin 1

    Erbakan İsrail’in, 1967 sınırlarını tanımayarak işgal faaliyetlerini tüm hızıyla sürdürmekte olduğunu, İsrail’in, bu toprakları Yahuda ve Samarya olarak adlandırarak, bu toprakların aslında İsraillilerin olduğunu iddia ederek, tüm işgal altındaki Filistin topraklarını yerleşim yerlerine açmayı hedeflemekte olduğunu söyledi.

    İsrail’in, 1995 Oslo Anlaşması’na aykırı olarak işgal altında tuttuğu yer altındaki suların % 71’ini kullanırken, sadece %17’sini Filistinlilerin kullanımına sunmakta olduğunu, her bir Yahudi günde 300 litre su tüketirken, Batı Şeria ve Gazze’de Filistinliler günde ancak 70 litre su tüketebildiklerini ,işgal altındaki topraklarda yer altı tatlı su kaynaklarının büyük bölümü Batı Şeria’da yer almasına rağmen, bu kaynakların % 80’inin işgalci Siyonistler tarafından kullanılmakta olduğunu belirtti.

    Dr. Fatih Erbakan son olarak;  şiddet ve yıldırma politikalarının Siyonizm’in genetik şifresini açıkça ortaya koymakta olduğunu, Mescid-i Aksa gibi tüm Müslümanların ortak değeri ve kutsalı olan mekanların bozguncu Siyonistlerin  insafına terkedilemeyeceğini ifade ederek,  sözlerini   “Mescid-i Aksa’daki son gelişmeler, bir kez daha göstermektedir ki; Hamas ve El Fetih bir an önce bir araya gelerek yek vücut olmalıdır. Ayrıca asıl yapılması gereken, tüm İslam ülkelerinin merhum Erbakan Hocamız’ın temellerini attığı D-60 organizasyonunu  gerçekleştirmeleri, yek vucut olarak hareket etmeleri ve müslüman ülkelerin ellerindeki muazzam doğal kaynakları ve maddi gücü işgalci İsrail’e ve Siyonist küresel güçlere karsi caydırıcı bir yaptırım olarak kullanmaları gerekmektedir.  Bizler de Erbakan Vakfi olarak Filistin için üzerimize düşen tum görevleri yerine getirmeye hazırız ”  diyerek bitirdi.

  • 688_29

    KIBRIS BARIŞ HAREKATI 43. YIL BASIN AÇIKLAMASI

    Yaklaşık 5 asırdan beri müslüman ve Türk toprağı olan Kıbrıs’ta, Rumların 1960 sonrası Yunanistan’ın ve dış güçlerin de desteğini alarak Makarios liderliğinde Türklere karşı başlattığı kıyım politikasının dayanılmaz boyutlara ulaşması, Türkiye’de ve İslam Alemi’nde büyük rahatsızlıklar oluşturuyordu.
    Ancak Türkiye tarafindan daha önce bir kaç kez girişimde bulunulmasına rağmen, özellikle İngiltere ve A.B.D’nin baskıları ile gereken müdahaleler yapılamamıştı.
    Fakat 1974 senesinde Merhum Liderimiz Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın Başbakan Yardımcısı olması ile artık umut vardı. Hayatının her döneminde, yaptığı her işi cihat şuuruyla ve ümmetin selametini düşünerek yapan ve başta A.B.D olmak üzere dış güçlerin hiç bir baskısına boyun eğmeyen Erbakan Hocamız, 1974 yılında Başbakan Yardımcısı olarak Kıbrıs konusunda gereken adımları atmış, harekat planının yapılmasını sağlamış ve Başbakan Bülent Ecevit’i de ikna ederek Kıbrıs’ta akan kanı durdurmak üzere Kıbrıs Barış Harekatı’nın yapılmasi emrini Başbakan Bülent Ecevit’e vekalet ettigi sırada bizzat kendisi vermiştir.
    Merhum Erbakan Hocamız’ın harekat emri ile 20 Temmuz 1974 sabahı saat 05.05’te ilk jetin havalanması ile başlayan harekat, başta Cenab-ı Allah’ın yardımı ve Mehmetciğimizin üstün gayret ve cesareti ile hedeflerine ulaşmış ve Ağustos 1974’de yapılan 2. Harekat ile de K.K.T.C. ‘nin bugünki sınırlarına ulaşılmıştır.
    Artık Kıbrıs’ta bağımsız, Rum saldırılarından kendini koruyan, kendi toprakları üzerinde huzur ve barış içinde yaşayan bir devletimiz bulunmaktadır.
    KKTC Hem Kıbrıslı Türklerin, hem de Türkiye’nin güvenliği ve geleceği için vazgeçilemez bir unsurdur. KKTC Mehmetçeğimizin ve Kıbrıslı Mücahitlerin kanlarını dökerek ve canlarını feda ederek kurdukları, şehit kanıyla kurulan bir devlettir.
    20 Temmuz 1974 yılında verilen mücadele ne kadar kıymetli ve manevi açıdan önemli ise, bugün KKTC’nin bağımsızlığının muhafaza edilmesi ve uluslararası alanda tanınır hale gelmesi için verilecek mücadele de en az o kadar manevi olarak önemli ve kıymetlidir.
    Kıbrıs bizler icin 5 bakımdan önemli ve vazgeçilmezdir;
    1. Tarihi olarak Kıbrıs 5 asırdan beri İslam toprağıdır. Asırlar boyunca şehit kanıyla sulanmış, şehitlerimizin emaneti bir topraktır.
    2. Kıbrıs Larnaka’da bulunan Hala Sultan Türbesi nedeniyle bizlere Peygamberimiz SAV in emanetidir.
    3. Kıbrıs bulunduğu nokta itibariyle jeopolitik ve stratejik bakımdan Türkiye’nin güvenliği ve geleceği icin hayati öneme sahiptir.
    4. Kıbrıs çevresinde Akdeniz’de bulunan yüz milyarlarca metreküp hidrokarbon ve doğalgaz rezervleri nedeniyle ekonomik bakımdan da vazgeçilmezdir.
    5. Kıbrıs’da şu anda olduğu gibi müslüman Türk askeri varlığının devam etmesi Siyonizm’in “Büyük İsrail Planı” için en önemli engellerden bir tanesidir.
    Kıbrıs’da “çözum”e zaten 1974 Barış Harekatı ile ulaşılmıştır. Bu noktadan sonra “çözüm” adı altında dış güçlerin yönlendirmesiyle birtakım maceralara girmek bizim ve Kıbrıs’lı Türk kardeşlerimizin mevcut haklarını ve kazanımlarını kaybetmesinden başka bir sonuç getirmeyecektir. Bu noktada Türkiye’nin şu anda yapması gereken “çözum” adı altında Türkiye’nin ve Kıbrıs’lı Türkler’in aleyhinde olacak girişimlere dahil olmak yerine,
    - Kıbrıs’ın önce İslam Ülkeleri tarafından tanınan bir devlet olması için gereken adımları atmak,
    - Kıbrıs’ın maddi ve manevi açıdan kalkınması için gereken hamleleri başlatmak,
    - Kıbrıs çevresinde, Doğu Akdeniz havzasındakı doğal kaynaklara sahip çıkmak için gerekli adımları atmaktır.
    Barış Harekatının 43. yıldönümü vesilesi ile başta merhum Liderimiz Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız olmak üzere dönemin hükümetinde yer alıp ahirete göç edenlere, şehit olan mehmetçiğimize ve Kıbrıslı mücahitlere, Rum katliamlarında hayatını kaybeden Kıbrıs Türk halkına Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlık ve afiyetler diliyoruz.
    Ve son olarak da Erbakan Hocamızın su tarihi sözlerini tekrar ediyoruz;
    “Bırakın bu Federe Devlet safsatalarını. Bizim bir bağımsız devletimiz var. Efendim ABD’nin hoşuna gitmezmiş. Banane Amerikadan, Banane Amerikadan, Banane Amerikadan”
    ERBAKAN VAKFI GENEL MERKEZI
  • mescidi-aksa-3

    KUDÜS VE MESCİD-İ AKSA BASIN AÇIKLAMASI

    Mescid-i Aksa’nin şehri Kudüs; Rabbimizin mübarek kıldığı belde. Son bir asırdır zulmün, gözyaşının ve işgalin en şiddetlisinin yaşandığı aziz şehir.
    Osmanlı idaresinde Adaletin, önce İngilizlerin sonra Siyonist İsrail’in işgali altında zulmün hüküm sürdüğü kadim kent.
    Her sabah yeni bir cinayetle uyanan, her gününü ızdırap içinde geçiren, Siyonist isgalin pençesindeki Mirac’ın merkezi.
    Siyonist zulüm bu sefer Mescid-i Aksa’nın içerisinde gösterdi kendisini. Tam 3 fidan, 3 gencecik insan bu mübarek mabedin içinde kurşunların hedefi oldu. Daha önce binlerce kardeşlerinin hedef olduğu gibi. Gözlerini, kalplerini, ruhlarını kan bürümüş Siyonist İsrail askerleri tarafından onlarca kurşun sıkıldı bedenlerine.
    Ve sonra Siyonist İsrail, Mescid-i Aksa’nın kapılarını kapattı. 50 yıl sonra bir kez daha Cuma namazının kılınmasını yasakladı.
    Haydi bir kez daha feryat edelim hep beraber, bir kez daha haykıralım Kahrolsun İsrail ! diye, bir kez daha lanet okuyalım dünya Siyonizmine.
    Devlet adamlarımız açıklamalar yapıp Birleşmiş Milletleri göreve çağırsınlar, kınasınlar yapılanları televizyon ekranlarından.
    Bütun bu yaptıklarımız Siyonist İsrail’i durdurmayacak, işgalin sona ermesi için yeterli olmayacak, Aksa’yı ve onun aziz bekçileri Filistinli mazlum kardeşlerimizi kurtarmayacaktır.
    Bu yaptıklarımızla yeni cinayetlerin önüne geçilemeyecek, Kudüs yeniden bizim olmayacaktir.
    Olmadı, olmuyor, olmayacak…
    Biz elbette ki haykırmaya, Kahrolsun İsrail! demeye ve lanet okumaya devam edeceğiz, biz elbette ki meydanları doldurup sesimizi yükseltmeye bu zulme razı olmadığımızı göstermeye devam edeceğiz, biz elbette ki kol kola girip Filistinli kardeşlerimize yalnız olmadıklarını hissettirmeye devam edeceğiz.
    Ancak bu yaşananları sona erdirecek asıl adımları atacak olanlar İslam ülkelerinin yöneticileri olmalıdır. Söylenmesi gereken söz, zulmün ve işgalin önüne geçecek güç bir an önce ortaya konulmalıdır. İnsanlıktan, insaftan ve vicdandan uzak bu anlayışla bir an önce anladığı dilden konuşulmalıdır.
    Kendi batıl anlayışları ve inançlarının peşinden kendi hedeflerine ulaşmak için insanlık dışı her faaliyeti gerçekleştiren İsrail’e karşı, Hak ve adalet üzere fakat guçlu ve caydırıcı bir duruş sergilenmelidir.
    Türkiye bu konuda derhal harekete geçmeli İslam İşbirliği Teşkilatı ve D-8 Birliği çatısı altında ortak bir hareket planı ortaya koymalıdır. İsrail işgalini sona erdirecek, Gazze ablukasını ortadan kaldıracak, Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırıları sonlandıracak bir eylem planı oluşturulmalıdır.
    Bu eylem planı, pansuman tedbirlerle soruna çare bulanamadığı, İsrail barbarlığının önüne geçilemediği, işgalin sonlandırılamadığı, cinayetlerin önlenemediği gerçeği göz önüne alınarak oluşturulmalıdır.
    Bu eylem planı, Mavi Marmara katliamından sonra İsrail’le varılan uzlaşmanın İsrail adına hiç bir anlam ifade etmediği gerçeği unutulmayarak oluşturulmalıdır.
    Bu eylem planı, İsrail’in konuşmaktan anlamadığı, ancak güçten ve yaptırımdan anlayacağı bilinerek oluşturulmalıdır.
    Bu eylem planı, Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın sadece Filistinlilerin değil, bütün müslümanların ortak davası, ortak meselesi olduğu hakikati ile oluşturulmalıdır.
    Bilinmelidir ki müslüman halklar Kudüs, Mescid-i Aksa, Filistin ve Gazze konusunda yöneticelerden daha fazla duyarlıdır. Müslüman ülkelerin hükümetlerinin atacakları adımlara her türlü desteği vereceklerdir.
    Bizler Erbakan Vakfı mensubu Milli Görüşçüler olarak, Kudüs ve Mescid-i Aksa’yı Türkiye’nin ve İslam Alemi’nin gündemine taşıyan ve kalbi her daim bu kutsal belde ile birlikte atan merhum Liderimiz Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın yolunda yürümeye devam ediyoruz.
    Kudüs ve Mescid-i Aksa’yı vazgeçilemez davamız olarak görüyoruz.
    Siyonist İsrail’in barbarlıklarına kimse dur diyemeyecekse, bizler birgün mutlaka bu vazifeyi yerine getireceğiz kararlılığı ile mücadelemize devam ediyoruz.
    Eyy İsrail ! Bir gün akıttığın mazlumların kanında boğulacaksın… sözünü dilimizle değil kalbimizle haykırıyoruz.
    ERBAKAN VAKFI GENEL MERKEZİ
  • “MİLLÎ GÖRÜŞ`ÜN TEMELİ SEVGİ VE ŞEFKATTİR.”

  • “BİR MİLLETİN GÜÇLÜ OLMASI İÇİN, EVLATLARININ BİR YANDAN İLİM ÖĞRENMESİ, BİR YANDAN NEFİS TERBİYESİ YAPMASI, ÖBÜR TARAFTAN DA CİHAT ETMESİ LAZIM GELİR.”

  • “FIRTINALARA YÖN VEREN KELEBEKLERİN KANAT ÇIRPIŞIDIR.”

  • “BİZİM DAVAMIZDA KİMSE KENDİ İÇİN YAŞAMAZ, HERKES KARDEŞİ İÇİN YASAR. MENFAATİ ÖLDÜRMENİN EN KOLAY YOLU BUDUR.”

  • “NAMAZ DİNİN DİREĞİ CİHAD İSE ZİRVESİDİR. BİZ SİYASET DEĞİL CİHAD YAPIYORUZ.”

  • “MÜSLÜMAN HAKKIN HAKİMİYETİ İÇİN MOTOR, ŞERRİN YOK OLMASI İÇİN FREN OLMA GÖREVLİSİDİR”

  • “HAKK’I ÜSTÜN TUTMAK HER ZAMAN SAADET GETİRİR.”

  • “MİLLİ GÖRÜŞ; BU MİLLETİN İNANCIDIR, TARİHİDİR, KİMLİĞİDİR, RUH KÖKÜDÜR.”

  • “İMAN VARSA İMKAN DA VARDIR, MİLLİ GÖRÜŞ’ÇÜ ASLA VAZGEÇMEZ.”

  • “BİR ÇİÇEKLE BAHAR OLMAZ AMA.. HER BAHAR BİR ÇİÇEKLE BAŞLAR.”

  • “IRAK’TA ÖLEN BİR TEK ÇOCUĞUN VEBÂLİNİ… YEDİ SÜLALENİZ ALNINI SECDEDEN HİÇ KALDIRMASADA ÖDEYEMEYECEKTİR.”

  • “AŞK, AZİM VE MİLLÎ GÖRÜŞ TEKEDEN BİLE SÜT ÇIKARIR.”

  • “CİHAD:KUR’AN NİZAMINI KURMAK VE YÜRÜTMEK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞMAKTIR.”

  • “BİZ MANTAR ZİHNİYETLİ DEĞİLİZ, BİZ ÇINAR AĞACIYIZ.”

  • “HERKES MİLLİ GÖRÜÇCÜDÜR AMA FARKINDA DEĞİLDİR.”

  • “ALLAH’A ( C.C ) KUL OLMAYAN DAVASINA ER OLAMAZ.”

  • “AKIL, BİR TEMYİZ (İYİYİ KÖTÜDEN SEÇİP AYIRMA) YETENEĞİDİR.”

  • “AKIL; İMANIN VE İSLAM’IN EMRİNDE EN BÜYÜK NİMET, NEFSİN VE ŞEYTANIN ELİNDE İSE, SEBEBİ FELÂKETTİR.”

  • “BÜTÜN BATI HUKUKU, TOPLAM ON BİN MESELEDEN İBARETTİR. AMA SADECE İMAMI AZAM HZ.’LERİNİN ÇÖZÜMLEDİĞİ VE HÜKÜM VERDİĞİ MESELE YÜZ BİNİN ÜZERİNDEDİR.”

  • “BİZ, BAŞKALARININ DEĞİL, KENDİ MUHASEBEMİZİ YAPMAK VE HESABIMIZI SAĞLAM TUTMAKLA MÜKELLEFİZ.”

  • “NAMAZ DİNİN DİREĞİ, CİHAT İSE ZİRVESİDİR.”

  • “CİHAD İZZET VE AYDINLIK, GEVŞEKLİK İSE ZİLLET VE KARANLIKTIR.”

  • “YANLIŞIN EN TEHLİKELİSİ, DOĞRUYA EN YAKIN OLAN YANLIŞTIR. ÇÜNKÜ DOĞRUYLA KARIŞTIRILMASI VE İNSANLARIN DAHA KOLAY ALDATILMASI İHTİMALİ TAŞIMAKTADIR.”

  • “MALIYLA CANIYLA CİHAD EDEN BİR MÜSLÜMAN OLARAK ANILMAK İSTERİM.”

  • “DOMUZDAN POST, GÂVURDAN DOST OLMAZ!”

  • “HAK’KIN TESİSİ İÇİN ÇALIŞMAMAKLA, BATIL’IN HÂKİMİYETİ İÇİN ÇALIŞMAK ARASINDA FARK YOKTUR.”