• “MİLLÎ GÖRÜŞ`ÜN TEMELİ SEVGİ VE ŞEFKATTİR.”

  • “BİR MİLLETİN GÜÇLÜ OLMASI İÇİN, EVLATLARININ BİR YANDAN İLİM ÖĞRENMESİ, BİR YANDAN NEFİS TERBİYESİ YAPMASI, ÖBÜR TARAFTAN DA CİHAT ETMESİ LAZIM GELİR.”

  • “FIRTINALARA YÖN VEREN KELEBEKLERİN KANAT ÇIRPIŞIDIR.”

  • “BİZİM DAVAMIZDA KİMSE KENDİ İÇİN YAŞAMAZ, HERKES KARDEŞİ İÇİN YASAR. MENFAATİ ÖLDÜRMENİN EN KOLAY YOLU BUDUR.”

  • “NAMAZ DİNİN DİREĞİ CİHAD İSE ZİRVESİDİR. BİZ SİYASET DEĞİL CİHAD YAPIYORUZ.”

  • “MÜSLÜMAN HAKKIN HAKİMİYETİ İÇİN MOTOR, ŞERRİN YOK OLMASI İÇİN FREN OLMA GÖREVLİSİDİR”

  • “HAKK’I ÜSTÜN TUTMAK HER ZAMAN SAADET GETİRİR.”

  • “MİLLİ GÖRÜŞ; BU MİLLETİN İNANCIDIR, TARİHİDİR, KİMLİĞİDİR, RUH KÖKÜDÜR.”

  • “İMAN VARSA İMKAN DA VARDIR, MİLLİ GÖRÜŞ’ÇÜ ASLA VAZGEÇMEZ.”

  • “BİR ÇİÇEKLE BAHAR OLMAZ AMA.. HER BAHAR BİR ÇİÇEKLE BAŞLAR.”

  • “IRAK’TA ÖLEN BİR TEK ÇOCUĞUN VEBÂLİNİ… YEDİ SÜLALENİZ ALNINI SECDEDEN HİÇ KALDIRMASADA ÖDEYEMEYECEKTİR.”

  • “AŞK, AZİM VE MİLLÎ GÖRÜŞ TEKEDEN BİLE SÜT ÇIKARIR.”

  • “CİHAD:KUR’AN NİZAMINI KURMAK VE YÜRÜTMEK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞMAKTIR.”

  • “BİZ MANTAR ZİHNİYETLİ DEĞİLİZ, BİZ ÇINAR AĞACIYIZ.”

  • “HERKES MİLLİ GÖRÜÇCÜDÜR AMA FARKINDA DEĞİLDİR.”

  • “ALLAH’A ( C.C ) KUL OLMAYAN DAVASINA ER OLAMAZ.”

  • “AKIL, BİR TEMYİZ (İYİYİ KÖTÜDEN SEÇİP AYIRMA) YETENEĞİDİR.”

  • “AKIL; İMANIN VE İSLAM’IN EMRİNDE EN BÜYÜK NİMET, NEFSİN VE ŞEYTANIN ELİNDE İSE, SEBEBİ FELÂKETTİR.”

  • “BÜTÜN BATI HUKUKU, TOPLAM ON BİN MESELEDEN İBARETTİR. AMA SADECE İMAMI AZAM HZ.’LERİNİN ÇÖZÜMLEDİĞİ VE HÜKÜM VERDİĞİ MESELE YÜZ BİNİN ÜZERİNDEDİR.”

  • “BİZ, BAŞKALARININ DEĞİL, KENDİ MUHASEBEMİZİ YAPMAK VE HESABIMIZI SAĞLAM TUTMAKLA MÜKELLEFİZ.”

  • “NAMAZ DİNİN DİREĞİ, CİHAT İSE ZİRVESİDİR.”

  • “CİHAD İZZET VE AYDINLIK, GEVŞEKLİK İSE ZİLLET VE KARANLIKTIR.”

  • “YANLIŞIN EN TEHLİKELİSİ, DOĞRUYA EN YAKIN OLAN YANLIŞTIR. ÇÜNKÜ DOĞRUYLA KARIŞTIRILMASI VE İNSANLARIN DAHA KOLAY ALDATILMASI İHTİMALİ TAŞIMAKTADIR.”

  • “MALIYLA CANIYLA CİHAD EDEN BİR MÜSLÜMAN OLARAK ANILMAK İSTERİM.”

  • “DOMUZDAN POST, GÂVURDAN DOST OLMAZ!”

  • “HAK’KIN TESİSİ İÇİN ÇALIŞMAMAKLA, BATIL’IN HÂKİMİYETİ İÇİN ÇALIŞMAK ARASINDA FARK YOKTUR.”

  • Başlıksız-1

    KIBRIS BARIŞ HAREKATININ 44.YILDÖNÜMÜ

    Yaklaşık 5 asırdan beri Müslüman ve Türk toprağı olan Kıbrıs’ta, Rumların 1960 sonrası Yunanistan’ın ve dış güçlerin de desteğini alarak Makarios liderliğinde Türklere karşı başlattığı kıyım politikasının dayanılmaz boyutlara ulaşması, Türkiye’de ve İslam Alemi’nde büyük rahatsızlıklar oluşturuyordu.
    Ancak Türkiye tarafından daha önce bir kaç kez girişimde bulunulmasına rağmen, özellikle İngiltere ve ABD’nin baskıları ile gereken müdahaleler yapılamamıştı.
    Fakat 1974 senesinde Merhum Liderimiz Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın Başbakan Yardımcısı olması ile artık umut vardı. Hayatının her döneminde, yaptığı her işi cihat şuuruyla ve ümmetin selametini düşünerek yapan ve başta A.B.D olmak üzere dış güçlerin hiç bir baskısına boyun eğmeyen Erbakan Hocamız, 1974 yılında Başbakan Yardımcısı olarak Kıbrıs konusunda gereken adımları atmış, harekat planının yapılmasını sağlamış ve Başbakan Bülent Ecevit’i de ikna ederek Kıbrıs’ta akan kanı durdurmak üzere Kıbrıs Barış Harekatı’nın yapılması emrini Başbakan Bülent Ecevit’e vekalet ettiği sırada bizzat kendisi vermiştir.
    Merhum Erbakan Hocamızın harekat emri ile 20 Temmuz 1974 sabahı saat 05.05’te ilk jetin havalanması ile başlayan harekat, başta Cenab-ı Allah’ın yardımı ve Mehmetçiğimizin üstün gayret ve cesareti ile hedeflerine ulaşmış ve Ağustos 1974’de yapılan 2. Harekat ile de K.K.T.C.’nin bugünkü sınırlarına ulaşılmıştır.
    Artık Kıbrıs’ta bağımsız, Rum saldırılarından kendini koruyan, kendi toprakları üzerinde huzur ve barış içinde yaşayan bir devletimiz bulunmaktadır.
    Kıbrıs’ta geçmişin acı tecrübelerini bir kez daha yaşamamak için KKTC hem Kıbrıslı Türklerin, hem de Türkiye’nin güvenliği ve geleceği için vazgeçilemez bir unsurdur. KKTC Mehmetçiğimizin ve Kıbrıslı Mücahitlerin kanlarını dökerek ve canlarını feda ederek, şehit kanıyla kurdukları bir devlettir.
    20 Temmuz 1974 yılında verilen mücadele ne kadar kıymetli ve manevi açıdan önemli ise, bugün KKTC’nin bağımsızlığının muhafaza edilmesi ve uluslararası alanda tanınır hale gelmesi için verilecek mücadele de en az o kadar manevi olarak önemli ve kıymetlidir.
    Kıbrıs bizler için 5 bakımdan önemli ve vazgeçilmezdir;
    1. Tarihi olarak Kıbrıs 5 asırdan beri İslam toprağıdır. Asırlar boyunca şehit kanıyla sulanmış, şehitlerimizin emaneti bir topraktır.
    2. Kıbrıs Larnaka’da bulunan Hala Sultan Türbesi nedeniyle bizlere Peygamberimiz SAV in emanetidir.
    3. Kıbrıs bulunduğu nokta itibariyle jeopolitik ve stratejik bakımdan Türkiye’nin güvenliği ve geleceği için hayati öneme sahiptir.
    4. Kıbrıs çevresinde Akdeniz’de bulunan yüz milyarlarca metreküp hidrokarbon ve doğalgaz rezervleri nedeniyle ekonomik bakımdan da vazgeçilmezdir.
    5. Kıbrıs’ta şu anda olduğu gibi Müslüman Türk askeri varlığının devam etmesi Siyonizm’in “Büyük İsrail Planı” için en önemli engellerden bir tanesidir.
    Kıbrıs’ta “çözum”e zaten 1974 Barış Harekatı ile ulaşılmıştır. Bu noktadan sonra “çözüm” adı altında dış güçlerin yönlendirmesiyle birtakım maceralara girmek bizim ve Kıbrıslı Türk kardeşlerimizin mevcut haklarını ve kazanımlarını kaybetmesinden başka bir sonuç getirmeyecektir. Bu noktada Türkiye’nin şu anda yapması gereken “çözüm” adı altında Türkiye’nin ve Kıbrıslı Türkler’in aleyhinde olacak girişimlere dahil olmak yerine,
    – Kıbrıs’ın önce İslam Ülkeleri tarafından tanınan bir devlet olması için gereken adımları atmak,
    – Kıbrıs’ın maddi ve manevi açıdan kalkınması için gereken hamleleri başlatmak,
    – Kıbrıs çevresinde, Doğu Akdeniz havzasındaki doğal kaynaklara sahip çıkmak için gerekli adımları atmaktır.
    Özellikle Doğu Akdeniz’deki muhtemel deniz yetki alanlarında petrol ve doğalgaz arama çalışmalarında iyi sonuçlar elde edilmesi durumunda Türkiye’nin bölgenin enerji nakil pratiğine ek olarak enerji üretim pratiğiyle de öne çıkacaktır. Böylece, Türkiye ile birlikte KKTC de kalkınmış bir ülke konumunda ulaşacaktır.
    Barış Harekatının 44. yıldönümü vesilesi ile başta merhum Liderimiz Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız olmak üzere dönemin hükümetinde yer alıp ahirete göç edenlere, şehit olan Mehmetçiğimize ve Kıbrıslı mücahitlere, Rum katliamlarında hayatını kaybeden Kıbrıs Türk halkına Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlık ve afiyetler diliyoruz.
    Ve son olarak da Erbakan Hocamızın su tarihi sözlerini tekrar ediyoruz;
    “Bırakın bu Federe Devlet safsatalarını. Bizim bir bağımsız devletimiz var. Efendim ABD’nin hoşuna gitmezmiş. Bana ne Amerika’dan, Bana ne Amerikadan, Bana ne Amerika’dan”
    ERBAKAN VAKFI GENEL MERKEZI
  • 2018 manisa iftar 5

    Genel Başkanımız’ın Manisa İftar Programı

    Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan Manisa’da Erbakan Vakfı Manisa Temsilciliğimiz tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Yunus Emre Belediyesi Sosyal Tesislerinde gerçekleşen iftar programına Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan, Genel Başkan Yardımcımız Bilal Okudan, Manisa İl Temsilcimiz Hakan Lalebaş, vakfımızın il ve ilçe yöneticileri, Yunus Emre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi, oda ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan programa girişinde Manisa Gençlik Kolları üyeleri tarafından meşaleler eşliğinde ‘Mücahid Erbakan’ sloganlarıyla karşılandı.

    2018 manisa iftar 3

    Kur’an-ı Kerim tilaveti sonrası açılış konuşmasını yapan İl Temsilcimiz Hakan Lalebaş katılımcılara teşekkür etti. Rabbim bizleri ümmet şuuru içerisinde nice Ramazanlara ulaştırsın diyen Hakan Lalebaş gelecek inşallah Milli Görüş’ün olacak dedi.  Sinevizyon gösterimi sonrası kürsüye gelen Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan yaptığı konuşmada şunları söyledi;

    “Erbakan Hocamız tarafından bayrağı açılan bu hak davanın siyasi alanda hakkıyla temsil edilebilmesi için, aslına özüne uygun bir şekilde temsil edilebilmesi için gereken resmi adımları biran evvel atmak mecburiyetindeyiz. Erbakan Hocamızın ortaya koymuş olduğu çizgiyi, duruşu muhafaza edip, yüz aklığıyla devam ettirmek, yeni nesillere aktarabilmek için gerekli adımları atmak mecburiyetindeyiz. Milletimize ve bütün insanlığa aynen Erbakan Hocamızın bizlere öğrettiği gibi adalet, refah, huzur ve barış, insan hakları, izzet ve onur sağlayabilmek için aynen Erbakan Hocamızın yürüdüğü yoldan yürümek mecburiyetindeyiz. İşte bu sebeple diyoruz ki; Milli görüş camiasını ve milletimizi ehveni şerlerden, doğruya yakın yanlışlardan, milli görüşü hakkıyla temsil edemeyenlerden kurtarmanın vakti artık gelmiştir”.

    2018 manisa iftar 4

    Yeniden Erbakan, yeniden Milli Görüş kervanı ne zaman ve nasıl yola çıkacak? Yıllardır beklediğimiz partimize, siyasi çalışmalarımıza ne zaman kavuşacağız? Bunu da son birkaç aydır ifade ettiğimiz gibi; şuandaki planımıza göre seçimler sonrasında temmuz ayı içinde abdestimizi tazelemeyi planlıyoruz. Eylül’de büyük kongremizi gerçekleştirmeyi planlıyoruz ve 30 Mart 2019 yerel seçimlerinde bu milleti ehveni şerlerden, doğruya yakın yanlışlardan kurtarmayı hedefliyoruz.”

    Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan’ın konuşması sık sık ‘Mücahid Erbakan’ sloganlarıyla kesildi.

    2018 manisa iftar 1

    2018 manisa iftar 2

  • kudus11

    KUDÜS İSLAMINDIR

    ABD’NİN BÜYÜKELÇİLİĞİ’NİN KUDÜS’E TAŞINMASINA KAYITSIZ KALINAMAZ

    ABD Yönetimi, tüm İslam Alemi’nin gözü önünde, İsrail’deki Büyükelçilik binasını Kudüs’e taşıyarak, Dünya Siyonizmi’nin binlerce yıllık “Kudüs’ün başkent olduğu Büyük İsrail Devleti” hayalini gerçekleştirme yolunda en önemli adımlarından bir tanesini atmasına hizmet etmiştir.

    ABD’nin İsrail’deki Büyükelçilik binasını Kudüs’e taşıyacağı 14 Mayıs 2018 tarihi öncesinde, İsrail Devlet Başkanı Netanyahu’nun İsrail Parlamentosu  KNESSET’ten İran’a karşı savaş izni çıkarması ve akabinde ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile imzalanan P5+1 Nükleer Anlaşması’ndan çekilme kararını açıklaması da “Büyük İsrail” yolunda atılan stratejik adımlar niteliğindedir.

    ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun ABD Büyükelçiliği’nin Kudüs’e taşınması ve İran’a yönelik son hamleleri, son derece planlı Siyonist hamlelerdir ve Ortadoğu’yu yeniden son derece sıkıntılı süreçlerle karşı karşıya bırakmıştır. Dünya Siyonizmi tarafından planlanan bu kritik hamlelerle Ortadoğu’da belirsiz, tehlikeli ve karanlık bir dönemin adımları atılmıştır.

    Kudüs’te ABD tarafından 14 Mayıs’ta açılışı yapılacak olan büyükelçilik binasının konumu da dikkat çekicidir. Zira ABD Büyükelçilik binasının olduğu nokta, 1931’de İngiliz Manda idaresinin konuşlandığı yerdir ve ayrıca Arap güçleri ve Siyonist paramiliter güçler arasında 14-15 Mayıs 1948’de gerçekleşen çatışmaların Arnova olarak adlandırılan bu stratejik bölgede yer alması dikkat çekicidir. Bu bölge, 1967’deki savaş sırasında İsrail tarafından işgal edilmiştir. İşgalci Siyonistlerin bu bölgenin yer aldığı ve Filistinliler için büyük öneme haiz olan işgal altındaki bu meydanın adını ABD Meydanı olarak değiştirmesi son derece düşündürücüdür.

    kudus1

    ABD Yönetimi’nin, işgal altındaki bir bölgeye illegal büyükelçilik binası kurması, her zaman ki hukuk tanımaz, kaba kuvveti üstün tutan ve Siyonist politikalara hizmet etmeyi önceleyen zihniyetinin bir sonucudur.

    ABD Yönetimi, “Büyük İsrail için küçük Müslüman devletler kurma” stratejisi doğrultusunda, Büyük İsrail önündeki tüm engelleri kaldırmak ve İsrail’in bölgedeki mutlak hakimiyetini sağlamak için, Suriye ve Irak’ta kanlı uygulamalara başvurmaktan, terör örgütlerini desteklemekten, bu ülkelerin bölünmesi için iç karışıklıklar çıkarmaktan kaçınmamış, Mısır’da ise, İsrail ile işbirliği  yapması amaçlanan ve darbelerle hukuksuz şekilde işbaşına gelen yöneticileri tercih etmiştir. ABD böylelikle, Büyük İsrail planına engel oluşturabilecek tüm unsurları etkisiz hale getirmeyi kendisine görev edinmiştir.

    ABD ve İsrail, yeni  düşmanlar oluşturma ve izolasyon politikaları ile bir bakıma Türkiye’ye de üstü örtük mesaj vermeyi yeğlemiştir.  Bu cümleden hareketle, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis’in ev sahipliğinde Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu arasında Lefkoşe’de düzenlenen üst düzey işbirliği üçlü zirvesi bunun en önemli göstergesi niteliğindedir.

    Tüm bu gelişmeler yaşanırken, TC 54. Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın  D-8 projesinin hayatiyeti şu anda çok daha iyi anlaşılmaktadır.  Bu vahim gelişmelere karşı, tüm Müslüman ülkelerin birbirleriyle siyasi, ekonomik ve askeri işbirliğini geliştirmeleri zaruridir. Özellikle  bölgemizdeki huzur, güvenlik ve istikrarın yeniden tesis edilmesi ve her türlü zafiyetin ortadan kaldırılması için tarihten gelen sorumluluk anlayışıyla Türkiye’ye  büyük görevler düşmektedir.

    Ortadoğu’daki çatışmaları ve özellikle Filistin sorununu çözmeye yönelik hamleleri zayıflatmak için İsrail ve ABD tarafından önemli bir silah olarak görülen etnik ve mezhepsel ayrıştırma politikalarına son vermek üzere, stratejik bir vizyonla  bölgemizdeki sorunlara kalıcı  çözüm için gerekli resmi ve somut adımların Türkiye’nin öncülüğünde bir an önce atılması  artık kaçınılmazdır.

    Türkiye’nin artık acilen  D-8 Organizasyonu’na ve D-60 projesine gereken ehemniyeti vererek İslam Alemi’ne öncülük etmesi, 57 Müslüman ülkeyi bir araya getirerek bu ülkelerin Dünya Siyonizmi’nin “Büyük İsrail” planına karşı ortak hareket etmelerini sağlaması, bu bölgede Büyük İsrail yerine İslam Birliği’nin kurulması için gerekli adımları atması hayati öneme sahiptir.

    ABD ve İsrail’in bu küstah hamlesine karşı, başta Türkiye olmak üzere tüm müslüman ülkelerin bildiri yayınlamak ve sözlü kınamalar yapmak yerine, hemen bugün atması gereken fiili adımlar ise şunlardır;

    -  Tel Aviv’deki  B. Elçimiz  acilen geri çağırılmalı,

    -  İsrail’le  bütün siyasi ve ekonomik ilişkilerimiz derhal kesilmeli,

    - İsrail’e Türkiye tarafından Yumurtalık üzerinden K. Irak petrolünün ulaştırılmasına derhal son verilmeli,

    -  ABD’nin  Adana, İncirlik Üssü derhal,  bugünden tezi yok kapatılmalı,

    - ABD’nin, sırf İsrail’i İran’ın füze saldırılarına karşı korumak için kurduğu  Malatya, Kürecik füze kalkanı tesisi derhal kapatılmalı,

    - Petrol, Doğalgaz, Uranyum, Bor  başta olmak üzere bütün stratejik maddelerin   ABD ve İsrail’e satışı bütün Müslüman ülkeler tarafından durdurulmalı,

    - Müslüman ülkelerin hava sahaları, karasuları ve  limanları ABD ve İsrail’e kapatılmalı,

    - ABD ve İsrail firmalarının bütün müslüman ülkelerde devletle yapmış olduğu kontratlar derhal iptal edilmeli,  (TR’nin geçtiğimiz günlerde Boeing’le yaptığı  11 milyar $’lık uçak alım anlaşması bunlardan sadece bir tanesidir)

    - ABD’nin sadece TR’de değil,  bütün müslüman ülkelerdeki askeri üsleri derhal kapatılmalıdır.

    ABD’nin Kudüs’ü başkent olarak tanımasının önünü alabilmek ve Siyonist İsrail’in bölgedeki yayılmacı emellerine son vermek üzere bir an önce gerekli karşı hamlenin başlatılabilmesi ve bölgenin yeniden istikrara kavuşturulması için tüm yetkilileri hiç vakit kaybetmeden gerekli fiili adımları atmaya davet etmeyi sorumluluğumuzun bir gereği olarak görmekteyiz.

    Dr. Fatih Erbakan

    Prof.Dr. Necmettin Erbakan Vakfı Genel Başkanı

  • hudapar ziyaret

    HÜDAPAR Genel Başkanından vakfımıza ziyaret

    HüdaPar Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ve  Genel Sekreter Şehzade Demir,  Vakıf Genel Merkezimizde Genel Başkanımız Dr. fatih Erbakan’a ziyarette bulundular. ziyarette bulundu.

    Görüşmede Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan’a  Genel Sekreterimiz Doğan Bekin ve Genel Başkan Yardımcımız Zafer Emanetoğlu  eşlik ettiler.

    Ziyarette Türkiye ve dünya gündemine dair görüş alışverişinde bulunuldu.

    Yaklaşık bir saat süren görüşmenin ardından Yapıcıoğlu, Erbakan Vakfı Genel Merkezi’nden ayrıldı.

    IMG-20180503-WA0022

     

    IMG-20180503-WA0018

     

    IMG-20180503-WA0019

  • “MİLLÎ GÖRÜŞ`ÜN TEMELİ SEVGİ VE ŞEFKATTİR.”

  • “BİR MİLLETİN GÜÇLÜ OLMASI İÇİN, EVLATLARININ BİR YANDAN İLİM ÖĞRENMESİ, BİR YANDAN NEFİS TERBİYESİ YAPMASI, ÖBÜR TARAFTAN DA CİHAT ETMESİ LAZIM GELİR.”

  • “FIRTINALARA YÖN VEREN KELEBEKLERİN KANAT ÇIRPIŞIDIR.”

  • “BİZİM DAVAMIZDA KİMSE KENDİ İÇİN YAŞAMAZ, HERKES KARDEŞİ İÇİN YASAR. MENFAATİ ÖLDÜRMENİN EN KOLAY YOLU BUDUR.”

  • “NAMAZ DİNİN DİREĞİ CİHAD İSE ZİRVESİDİR. BİZ SİYASET DEĞİL CİHAD YAPIYORUZ.”

  • “MÜSLÜMAN HAKKIN HAKİMİYETİ İÇİN MOTOR, ŞERRİN YOK OLMASI İÇİN FREN OLMA GÖREVLİSİDİR”

  • “HAKK’I ÜSTÜN TUTMAK HER ZAMAN SAADET GETİRİR.”

  • “MİLLİ GÖRÜŞ; BU MİLLETİN İNANCIDIR, TARİHİDİR, KİMLİĞİDİR, RUH KÖKÜDÜR.”

  • “İMAN VARSA İMKAN DA VARDIR, MİLLİ GÖRÜŞ’ÇÜ ASLA VAZGEÇMEZ.”

  • “BİR ÇİÇEKLE BAHAR OLMAZ AMA.. HER BAHAR BİR ÇİÇEKLE BAŞLAR.”

  • “IRAK’TA ÖLEN BİR TEK ÇOCUĞUN VEBÂLİNİ… YEDİ SÜLALENİZ ALNINI SECDEDEN HİÇ KALDIRMASADA ÖDEYEMEYECEKTİR.”

  • “AŞK, AZİM VE MİLLÎ GÖRÜŞ TEKEDEN BİLE SÜT ÇIKARIR.”

  • “CİHAD:KUR’AN NİZAMINI KURMAK VE YÜRÜTMEK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞMAKTIR.”

  • “BİZ MANTAR ZİHNİYETLİ DEĞİLİZ, BİZ ÇINAR AĞACIYIZ.”

  • “HERKES MİLLİ GÖRÜÇCÜDÜR AMA FARKINDA DEĞİLDİR.”

  • “ALLAH’A ( C.C ) KUL OLMAYAN DAVASINA ER OLAMAZ.”

  • “AKIL, BİR TEMYİZ (İYİYİ KÖTÜDEN SEÇİP AYIRMA) YETENEĞİDİR.”

  • “AKIL; İMANIN VE İSLAM’IN EMRİNDE EN BÜYÜK NİMET, NEFSİN VE ŞEYTANIN ELİNDE İSE, SEBEBİ FELÂKETTİR.”

  • “BÜTÜN BATI HUKUKU, TOPLAM ON BİN MESELEDEN İBARETTİR. AMA SADECE İMAMI AZAM HZ.’LERİNİN ÇÖZÜMLEDİĞİ VE HÜKÜM VERDİĞİ MESELE YÜZ BİNİN ÜZERİNDEDİR.”

  • “BİZ, BAŞKALARININ DEĞİL, KENDİ MUHASEBEMİZİ YAPMAK VE HESABIMIZI SAĞLAM TUTMAKLA MÜKELLEFİZ.”

  • “NAMAZ DİNİN DİREĞİ, CİHAT İSE ZİRVESİDİR.”

  • “CİHAD İZZET VE AYDINLIK, GEVŞEKLİK İSE ZİLLET VE KARANLIKTIR.”

  • “YANLIŞIN EN TEHLİKELİSİ, DOĞRUYA EN YAKIN OLAN YANLIŞTIR. ÇÜNKÜ DOĞRUYLA KARIŞTIRILMASI VE İNSANLARIN DAHA KOLAY ALDATILMASI İHTİMALİ TAŞIMAKTADIR.”

  • “MALIYLA CANIYLA CİHAD EDEN BİR MÜSLÜMAN OLARAK ANILMAK İSTERİM.”

  • “DOMUZDAN POST, GÂVURDAN DOST OLMAZ!”

  • “HAK’KIN TESİSİ İÇİN ÇALIŞMAMAKLA, BATIL’IN HÂKİMİYETİ İÇİN ÇALIŞMAK ARASINDA FARK YOKTUR.”